mehmet's profilecandostmemet windows liv...PhotosBlogListsMore Tools Help

Blog


    June 03

    Konuşulan konu Konuşulan konu uzatsam sana ellerimi tutarmısın?

     

    Konuşulan konu uzatsam sana ellerimi tutarmısın?

    super bşy yaaaaa

    uzatsam sana ellerimi tutarmısın?
                                                                                                                                      

                                                             

              




          
                      

    *** Gelirmisin ***
    Merhaba uzaklardaki yürek, merhaba
    Uzatsam sana ellerimi tutar mısın?.
    Açsam yüreğimi sevgi ile.
    Bir ümit bir özlem dolu kalp
    Al desem alır mısın?.
    Bırak uzakları yakın olsun.
    Gir şu virane gönlüme desem
    Tereddüt etmeden girer misin?.
    Ne kaşın ne gözün ne fark eder.
    Güzel çirkin de olsan...
    O duygu dolu yüreğinde
    Manalı bakan gözlerinde,
    Bir sayfalık yer ver desem
    Verir misin?.
    Susuz bu yürek susuz,
    Kurumuş çöller gibi kurak
    Gel şu gönlüme yağmur ol desem
    Sağnak sağnak yağarmısın? 
     

     

         

    PhotobucketPhotobucketPhotobucketPhotobucket

     

                    Kararlıyım bu gece senin olmaya

                  geldim Sen kimi seversen sev 

          Kimi istersen iste benim senden başka 

              Çıkar yolum yok seni istiyorum..             

     
                                                             
     
     

     

     
     
      Dinle kalbimim sesi sana ne diyor...
    Elimde kalmış sevda sözcüklerini
    Sana nasılda  söylüyor.cesaretim var
    Söylemeye dair ne varsa gelişine
    Bel bağladı kalbimin senli yanı..
    Sabahları bekliyor güneşim gelsindiye.
    O sensin sevdim ötesi yok.
    Kendimi hiç bu kadar huzur içinde
    Hissetmedim sevdiğim...
    Sen bu yüreğin limanına demir attığın günden 
     Beri..anlatmaya sözler az kalıyor bilesin
    Aşk ne isterdim biliyormusun?
    Kuş olsam yanına uçsam gelsem.
    Seni nasıl özlediğimi biliyorsun
    Ama inan yaram daha da derin..
    Özledim ağladım akan yaşlarım senin için
    Sana feda olsun.
    Sen onlardan da kıymetlisin
    Akan yaşlarımı ellerimle tutuyorum
    Her damlasında sen ve senin özlemin var diye
    Düşürmüyorum yaşlarımı yerlere...
    Sana kıyamam biliyorsun
    KALBİMİN TEK SAHİBİSİN...
     
     
     
                 
     

    Şafak vakti yağan bir çiğ tanesi kadar masum,
    Gün batımında denizlerden esen rüzgar kadar çılgın,
    Ve okyanusun derinliklerindeki bir

                                        inci tanesi kadar özelsin...

                                            SENİ SEVİYORUM..

                                                          
     
                                           

     

     

    ACISIZ AGRISIZ BiR SEVGi iSTiYORUM

     

    AYRIYKEN YANIMDA OLDUGUNU

     

    HiSSETMEK iSTiYORUM

     

    HER AN SENi DUSUNUYORSAM

     

    SENiNDE BENi DUSUNMENi iSTiYORUM

     

    BENiM SEViNC VE UZUNTULERiME 

     

    ORTAK OLMANI iSTiYORUM

     

    YASAMADIGIM DUYGULARI iLK

     

    SENiNLE YASAMAK iSTiYORUM

     

    DERT ORTAGIN ESiN DOSTUN

     

    SADECE BEN OLMAK iSTiYORUM

     

    KULLERiNDE UMUT ARAMAKTANSA

     

    SEVGiYE BiTMEDEN ONCE

     

    GEREKEN DEGERi VEREBiLMELi       

      

     

             

     

     
    May 21

    Konuşulan konu Konuşulan konu Konuşulan konu sevmek şiir

     

    Konuşulan konu Konuşulan konu sevmek şiir

     

    Konuşulan konu sevmek
    sevmek şiir

     

     



              

    Konuşulan konu Konuşulan konu ben dün gece rüyamda

     

    Konuşulan konu ben dün gece
    ben dün gece rüyamda
         

    Konuşulan konu Konuşulan konu zuzuzmmmmmmmm

     

    Konuşulan konu zuzuzmmmmm
    zuzuzmmmmmmmm
    SANA GELDİM      SANA

    Konuşulan konu Konuşulan konu Konuşulan konu gözlerin

     

    Konuşulan konu Konuşulan konu gözlerin

     

     

    Konuşulan konu gözlerin

     

    gözlerin
                    

    Konuşulan konu Konuşulan konu .!.!.!

     

     

    Konuşulan konu .!.!.!

     

    .!.!.!

       HAYAT

    4153linie169

    Keşke hayatta bir defter, bir kağıt parçası gibi insaflı olsaydı.

    Keşke hayatta da defter gibi istediğimiz zaman boş, temiz bir sayfa açabilseydik.

    Tüm yaşananları silip yeni baştan yazmak,

    yaşamak,

    yaşarken beğenmediğin yerleri karalayıp yeniden ele almak mümkün olsaydı.

    Defter gibi hayatta da istediğimiz yerden yaşamaya başlayabilseydik nerden başlardık acaba.

    Bir masal yazar gibi yazabilseydik hayatı ilk cümlemiz,

     ilk yaşayacağımız ne olurdu.

    Neleri hep kullanır neleri hiç kullanmazdık

    yada ne kadar özen gösterirdik hazırlarken.

    Nasıl defterin ilk başlarında mükemmel,

    harika bir özenle değişen her sayfanın boş temiz sayfanın büyüsünün yerini çekilmez bir duygu nefret alıyorsa

    hayatımızı yazarken de

    sonlara yaklaştıkça bıkar mıydık?

    En önemlisi de defterin son yaprağını en son temiz sayfasını yazarken

    hissettiğimiz buruk tebessümü

    hayatımızın son anındada yaşayabilecek miyiz?

    Yoksa son anda kaçmak mı isteyeceğiz.

    Yaşadıklarımızı, kendi yazdıklarımızı istediğimiz her şeyi yapmamıza rağmen bu sondan kaçacak mıyız yine.

    Hep daha bitmemişti mi diyeceğiz.

    Deftere benzetmek istediğimiz hayatı

    defter gibi bitirebilecek miyiz??

                                           _RABİA_

     Kopyası (2) 4153linie169

    GİTME..

    i24548259796433iq3
    Gitme ceylan bakışlım,
    Bırakma beni buralarda,
    İçime henüz doğmuşken,
    Ay ışığı gözlerin,
    Beni buralarda sensiz bırakma,
    Kopyası (2) i24548259796433iq3
    Gitme , sevda pınarım,
    Bırakma beni buralarda,
    Henüz bir yudum içmişken sevdandan,
    Yine çöllerde serab aratma,
    Kopyası i24548259796433iq3
    Gitme, selvi boylum,
    Gitme aşığınım,
    Henüz bulmuşken seni,
    Sensizliğin senlerini aratma,
    Kopyası i24548259796433iq3
    Gitme gün ışığım,
    Gitme beni gecelere atma,
    Sensiz günler karanlıkken
    Geceleri ağlatma,
    Kopyası i24548259796433iq3
    Gitme yağmurum,çiğtanem,
    İçime nazlı nazlı yağan,
    Kar tanem gitme,
    Gitme tomurcuk gülüm,
    Gitme bir tohumda bin açan,
    Kopyası i24548259796433iq3
    Gitme damarda kan olup akan,
    Gitme bende hayat bulan,
    Bana ölümü yazma,
    Ölümü yazdırma,

    Kopyası i24548259796433iq3
    Gitme sebeb-i hayatım,

    NE OLUR,

    NE OLUR GİTME.

                                                     -RABİA-

    Kopyası i24548259796433iq3

    Ölsem,
    Ölüp gitsem mesela,
    Nasıl öldüğümü bilmeden, aniden.
    Sen gelirsin aklıma yine...
    Ölüp gittiğime değil de
    Seni burda yapayalnız, bensiz
    Koyup gittiğime yanar, yanar içim...
    Sen aklıma gelince
    Sessizce akar süzülür gözyaşım.
    Sevdiğim, yoldaşım, aşkım...
    Burkulur yanar içim...

                                                                       (= RABİA =)

    x1pcjqddvowrlgzmwyxgkudkq8

    Sorma Bana "Hangi Aşk" Diye
    AŞK…
      
    Namlusu kalbime doğrulmuş…
    Tetikte bekler…
       
    Barut değil, gül kokusudur sızan…
    Ya Rabbim!…
    Senin sevdiğindir sevgilim…
    Düşmanın; düşmanım!
    Bu, benim inancim…
    Ve aşkım…
    “Yaratılanı sevmek; Yaratandan ötürü…”
    Sevebilmek…
    Sevgiyi Yaratandan ötürü…
    Derviş; aşk adamı…
    Dergah; aşkhane…

    Ibadet; sevgiliye muhabbet…
    Su nasıl kaynar gönül ateşiyle?…
    Çiçeklerin zikri nasıldır ve kimler duyar?

    Ve

    Ferhat’ın dağları erittiği ateş, şirin’in aşkından ibaret midir?
    Sorma bana “Hangi aşk?” diye…
    Ve aşktan korkma!
    Bir göz açıp kapayıncaya kadarsa ömür…
    Aşk sonsuz olmalı…
    “Aşk nasıl sonsuz olur?”
    Bunu sormalı…
    Aşk…
    Namlusu kalbime doğrulmuşş…
    Tetikte bekler…
    Barut değil, gül kokusudur sızan…
    Gül kokusu;
    Bulur doğruyu…
    Namlu kalbime dayanmış…
    Sorma bana “Hangi aşk?” diye…
    Ve tetik;
    Titrer durur “Allah” diye…

    »-(¯`v´¯)-» (_RABİA_) »-(¯`v´¯)-»

    x1pcjqddvowrlgzmwyxgkudkq8

     

     

    Hayat;
    Bir yaşam öyküsüne katlanılamayacak kadar uzun!
    Bir gülümseyişe, bir kıpırdanışa, bir dokunuşa vakit ayıramayacak kadar kısa!

    x1pcjqddvowrlgzmwyxgkudkq8

    Hayat;
    Her anını dibine kadar yaşamaya çalışmak için nefes nefese koşturmayı göze alacak kadar dolu,
    Bütün yaşadıklarının sadece bir hayal olduklarını hissettirecek kadar boş!

    x1pcjqddvowrlgzmwyxgkudkq8

    Hayat;
    Koskoca ömürde "bir yalnız gün daha nasıl geçecek, şu saatler nasıl bitecek" diye şikayet edebilecek kadar muamma!
    Göz açıp kapayıncaya kadar geçen sürede nihayete erebilecek kadar da basit!

    x1pcjqddvowrlgzmwyxgkudkq8

    Hayat;
    Senin tek bir "evet" inle başkalarına bölüştürüp sunabileceğin, nefes alıp verişlerinle
    "paylaştırabileceğin" kadar hayret verici ve cömert!
    Tek bir "hayır" ınla herşeyi mahvedebileceğin, yok edebileceğin kadar da cimri ve densiz!

    x1pcjqddvowrlgzmwyxgkudkq8

    Hayat;
    Gerçek yaşam öykülerine katlanabilecek gücü bulup, bulaştırıp, daha da büyüğünü oluşturabilecek kadar heybetli ve zor,
    Her şeyden vazgeçip "yaşama veda etmeyi isteyecek" kadar da güçsüz ve zayıf!

    x1pcjqddvowrlgzmwyxgkudkq8

    Hayat;
    Sevmeyi bilecek, bilmiyorsa öğrenecek tadacak, sunacak, paylaşacak ..ve böyle sevgilerle, bütün sevgileri çoğaltabilecek kadar anlam'lı...
    Nefreti seçip, sıçratmak, sıçrattıkça da o pisliğe bulaşacak kadar anlam'sız...

      x1pcjqddvowrlgzmwyxgkudkq8

    Hayat;
    onu kısaltmanın haksızlık olduğunu anlatacak kadar öğretici,
    Bir daha bulunmayacak, aşınmayacak kadar "tek"...

    Yani
    Yaşama(TEK) hakkın!

     Ve son söz “yaşatmak” da senin hakkın!!!...

    x1pcjqddvowrlgzmwyxgkudkq8

    »-(¯`v´¯)-» (_RABİA_) »-(¯`v´¯)-»

    x1pcjqddvowrlgzmwyxgkudkq8

    LÜTFEN EMEGE SAYGI GÖSTERELİM EN AZINDAN Bİ YORUMÇOK MU ZOR BİŞİ???

    Konuşulan konu Konuşulan konu izlesene.com harbiden hee

     

    Konuşulan konu izlesene.com harbiden hee
    izlesene.com harbiden hee
          

    Konuşulan konu grup youm

     

     

    grup youm

     

     

    grup yorum
         
    April 30

    Konuşulan konu :)))))))))

     

     

    :)))))))))
        
    April 25

    Konuşulan konu Konuşulan konu Konuşulan konu HAYAL GÖZLÜM

     

    sen benim sin hayal gözlümmmmmmmmmmmmmm

    Konuşulan konu Konuşulan konu HAYAL GÖZLÜM

     

    candostttttttttttttttttt

    Konuşulan konu HAYAL GÖZLÜM

     

    CRAZY_CAPTAINCRAZY-CAPTAIN...0233.jpgCRAZY-CAPTAIN...0246.jpgSevgim için  538CRAZY-CAPTAINCRAZY- CAPTAINFENERBAHÇE BAŞARILAR

    HAYAL GÖZLÜM
           

    Konuşulan konu Konuşulan konu SÖYLEYEMEDİM

     

     manyak bişey

     

    SÖYLEYEMEDİM
         

    Konuşulan konu Konuşulan konu DENİZ GÖZLÜM

     

    izlemelisin çok güzel bişey

    DENİZ GÖZLÜM
         
    April 22

    Konuşulan konu Konuşulan konu SÜP€R İKİ WİD€O K€SİN İZLEMELİSİNİZ...

     

            ay bile doğmuyor kahrından

    Konuşulan konu SÜP€R İKİ WİD€O K€SİN İZLEMELİSİNİZ...

     

     

    SÜP€R İKİ WİD€O K€SİN İZLEMELİSİNİZ...
                

    Konuşulan konu SAYGI VE SEVGİLERİMLE

     

    CANDOST

    SAYGI VE SEVGİLERİMLE

         

     

      

     

     
     

     


     
    BELA VE İMTİHAN 

     

    Belâ;nın sözlük anlamı, denemek, yapmak, bitkin hale getirmek demektir.
    İmtihan için başa gelen musibete de belâ denir.
    Elbisenin eskidiğini ifade etmek için de bu kelime kullanılır. Denenmek veya bir sınamaya uğramak insanı yıprattığından dolayı ;belâ; kelimesiyle ifade edilmektedir.
    Kur;an-ı Kerim'de daha çok denemek, sınamak, imtihan etmek anlamlarında kullanılmaktadır.
    Aynı kökten gelen ;belaya; Türkçedeki belâ ve musibet anlamına gelir.
    Terim anlamı; Gerek darlıkta ve gerekse genişlikte insanın denenip imtihana tâbi tutulması, imtihan maksadıyla başa gelen musibet ve meşakkat bulunan olay demektir.
    Başa gelen belâlar, musibetler birer deneme ve sınama olduğundan ve insanı çeşitli biçimlerde eskitip yıprattığından dolayı, başa gelen olaylara ;belâ; denmiştir. Bu bakımdan, dinin emirleri ve yasakları, çeşitli yönleriyle belâdır. Râgıp el-İsfahanî, bu yönlerin bazılarını şöyle belirtir:
    1) Bazıları bedene zorluk verdiğinden,
    2) İnsanların içindeki hayırlıları şerlilerden, temizleri kirlilerden, mü;minleri münafıklardan ayırmak için bir deneme, sınama vasıtası olduklarından. Nitekim Kur;an;da şöyle buyrulmaktadır:
    ;Sizden mücâhidleri ve sabredenleri bilelim (ortaya çıkaralım) diye sizi deniyoruz.; (Muhammed: 47/31)
    3) İnsanlar şükretsinler diye sevinçlerle ve nimetlerle, sabretsinler diye de zorluklarla denenirler. İnsanların bu şekilde denenmesi de belâdır. Nitekim Hz. Ali (r.a.): ;Kimin dünyası genişletilir de, bunun bir imtihan olduğunu bilmezse, o kişi akıldan yoksundur.; buyurmuştur. Yani, kişi başına gelen bolluğun da darlığın da Allahtan bir deneme vasıtası olduğunu bilmeli ve ona göre davranmalıdır.
    Dinin emirleri bir bakıma sınamadır. Çünkü bazı dinî emirler insan bedenine zorluk verir, insanların iyilerinin ve kötülerinin ortaya çıkmasına sebep olur. Şükredenler veya nankörlük edenler bununla belli olur. Zorluklara kim sabredecek, nimetlerin değerini ve sahibini kim bilecek? Bütün bunlar bir ;belâ;dır/sınamadır.
    İnsanlara verilen nimetler bir deneme amacına yöneliktir.
    ;Yeryüzünün zinetleri (süsleri) insanların denenmesi içindir.; (Hûd: 11/7)
    Hayat ve ölüm, doğma ve yaşama birer sınamadır.
    Rabbimiz, herkese farklı şeyler, farklı nimetler, farklı yetenekler vermiştir. Her bir insan farklı bir imkâna sahiptir. Herkes kendine göre bir iş yapar veya mesleği yerine getirir. Aralarında müslüman olanı vardır, müslüman olmayanı vardır. Ancak Rabbimiz bütün insanları onlara verdiği nimet, kabiliyet ve imkânlarla denemektedir.
    Allah (c.c.) verdiklerinin karşılığını kulluk ve şükür olarak ister. Her bir nimetin teşekkür borcu, her bir kabiliyetin sorumluluğu vardır. Rabbimiz kişilere ve toplumlara bazen sıkıntı verir, bazen musibetler gönderir, bazen zorluklara ve darlıklara düşürebilir. Bunun sebebi onların akıllarını başlarına almalarını, yanlış yolda olanların düzelmelerini ve isyan içerisinde olanların Allah;a itaate dönmelerini sağlamaktır. Bazen de müslüman kullarına sıkıntı, musibet veya zorluklar verir, onları sabırla dener. Böylece onların daha çok sevap kazanmasını, derece yönünden daha çok yücelmesini sağlar.
    Rabbimiz bütün insanları dener. Herkesin denenme şekli, imtihanı ve araçları farklı olabilir. İyi insanlar sabırla ve Allah;ın dinine yardımla; kötü insanlar hidayete, iyiliğe, Allah yoluna dâvetle sınanırlar. Başına ;belâ;nın, yani imtihanın nereden geldiğini anlayanlar onun gereğini yaparlar. Böyle bir denemenin karşısında mü;min olanlar sabreder, Rablerine tevekkül ahlâkı kuşanarak O;na teslim olurlar.

       
     
    Belâ gelmez kula Hak yazmayınca
    Hak, belâ vermez, kul azmayınca.
    Doludur belâyile ucdan uca cihân
    Kimdir ki anun belâsuna olmaya mübtelâ.
    Olaydı olduğu hâle rızâsı insanın
    Bu rütbe olmaz idi çok belâsı insanın.
    Zenginlikle övünenin, aldanma dünyasına.
    'Dünya benim' diyenin, gittik dün yasına.
    Belâsız bal olmaz.
    Belâ çekmeyince bal yenmez.
    Belâya sabır gerek.
    Zahmet olmadan rahmet olmaz.
    Kul bunalmayınca Allah yetişmez.
    Dünya, ne seçim, ne geçim dünyasıdır; dünya, bugün var yarın yok, imtihan dünyasıdır.
    Dünyada eken ahrette biçer.
    Dünyanın üstü varsa altı da var.
    Herşeyi sırf Allah'ın rızâsı için yapan ve bu yolda vecde gelerek kendinden geçen kul, belâyı hissetmez. Hakk'ın rızâsına uygun düşen belâ, kulun sevgisini artırır.
    Hiçbir belâ yoktur ki, ondan daha baskını olmasın. (Hz. Ebu Bekir r.a.)
    Altın, ateş ile; iyi kul da belâ ve musibet ile tecrübe edilir. (Hz. Ali r.a.)
    Başkalarının acılarından, geçmiş felâketlerden ders alanlar, gerçekten mutlu kişilerdir. (Hz. Ali r.a.)
    Geçirilen en kötü denemeler/musibetler, en yararlı olanlardır.
    İnsanları egemen oldukları zamanlarında denemelidir. Çünkü kötünün kötülüğü ile, iyinin iyiliği o zaman ortaya çıkar.
    Altın madeni, kızgın ateşte eritilerek yabancı maddelerden arındırılır ve böylece saflaşır, hâlis hale gelir. Belâ ve imtihanlar da gönüllerin temizlenip arınması hususunda aynı etkiyi yapar.
    Belâ, nimet karşılığıdır. Kimin üzerine Allah;ın nimeti çok ise, ona verilen belâ/imtihan da o nisbette çetin ve zorludur.
    Hastalık ve belâlar, mü;minin günahlarının keffâretidir.
    İnsanlar, başlarına gelen belâ ve musibetleri ondan daha büyükleriyle kıyas etselerdi, şüphesiz belâların bazısını âfiyet kabul ederlerdi.
    Peşinden büyük ve sürekli bir lezzetin geleceği bir sıkıntıya katlanmak, sonunda büyük ve sürekli bir sıkıntının geleceği küçük bir lezzetten daha hayırlıdır.
    Belâ/imtihan bir basiret gözlüğüdür; onun sayesinde kalp gözü kör olan niceleri daha iyi görmeye başlar.Elden gidene üzülmemeli, ele girene fazla sevinip şımarılmamalıdır. Allah;tan gelen her şeye râzı olunmalı ve ibret alıp ona göre davranılmalıdır. Kahrın da hoş, lütfun da hoş! diyebilmelidir. Kim Allah;a sahip o neden mahrum; Kim Allahtan mahrum o neye sahip?

                         
     
     
      
     
        
     
     

     


     
     

     



     

    MEHMET
    CANDOST
    ASKISINA 

       

    Konuşulan konu SÜP€R İKİ WİD€O K€SİN İZLEMELİSİNİZ...

     

    CANDOSTMEMET

    SÜP€R İKİ WİD€O K€SİN İZLEMELİSİNİZ...
            
    April 14

    Konuşulan konu müziklerim

     

    manyak bişey

    müziklerim
       
    April 11

    Konuşulan konu .!.!.!

     

    Alıntı

    .!.!.!

       HAYAT

    4153linie169

    Keşke hayatta bir defter, bir kağıt parçası gibi insaflı olsaydı.

    Keşke hayatta da defter gibi istediğimiz zaman boş, temiz bir sayfa açabilseydik.

    Tüm yaşananları silip yeni baştan yazmak,

    yaşamak,

    yaşarken beğenmediğin yerleri karalayıp yeniden ele almak mümkün olsaydı.

    Defter gibi hayatta da istediğimiz yerden yaşamaya başlayabilseydik nerden başlardık acaba.

    Bir masal yazar gibi yazabilseydik hayatı ilk cümlemiz,

     ilk yaşayacağımız ne olurdu.

    Neleri hep kullanır neleri hiç kullanmazdık

    yada ne kadar özen gösterirdik hazırlarken.

    Nasıl defterin ilk başlarında mükemmel,

    harika bir özenle değişen her sayfanın boş temiz sayfanın büyüsünün yerini çekilmez bir duygu nefret alıyorsa

    hayatımızı yazarken de

    sonlara yaklaştıkça bıkar mıydık?

    En önemlisi de defterin son yaprağını en son temiz sayfasını yazarken

    hissettiğimiz buruk tebessümü

    hayatımızın son anındada yaşayabilecek miyiz?

    Yoksa son anda kaçmak mı isteyeceğiz.

    Yaşadıklarımızı, kendi yazdıklarımızı istediğimiz her şeyi yapmamıza rağmen bu sondan kaçacak mıyız yine.

    Hep daha bitmemişti mi diyeceğiz.

    Deftere benzetmek istediğimiz hayatı

    defter gibi bitirebilecek miyiz??

                                           _RABİA_

     Kopyası (2) 4153linie169

    GİTME..

    i24548259796433iq3
    Gitme ceylan bakışlım,
    Bırakma beni buralarda,
    İçime henüz doğmuşken,
    Ay ışığı gözlerin,
    Beni buralarda sensiz bırakma,
    Kopyası (2) i24548259796433iq3
    Gitme , sevda pınarım,
    Bırakma beni buralarda,
    Henüz bir yudum içmişken sevdandan,
    Yine çöllerde serab aratma,
    Kopyası i24548259796433iq3
    Gitme, selvi boylum,
    Gitme aşığınım,
    Henüz bulmuşken seni,
    Sensizliğin senlerini aratma,
    Kopyası i24548259796433iq3
    Gitme gün ışığım,
    Gitme beni gecelere atma,
    Sensiz günler karanlıkken
    Geceleri ağlatma,
    Kopyası i24548259796433iq3
    Gitme yağmurum,çiğtanem,
    İçime nazlı nazlı yağan,
    Kar tanem gitme,
    Gitme tomurcuk gülüm,
    Gitme bir tohumda bin açan,
    Kopyası i24548259796433iq3
    Gitme damarda kan olup akan,
    Gitme bende hayat bulan,
    Bana ölümü yazma,
    Ölümü yazdırma,

    Kopyası i24548259796433iq3
    Gitme sebeb-i hayatım,

    NE OLUR,

    NE OLUR GİTME.

                                                     -RABİA-

    Kopyası i24548259796433iq3

    Ölsem,
    Ölüp gitsem mesela,
    Nasıl öldüğümü bilmeden, aniden.
    Sen gelirsin aklıma yine...
    Ölüp gittiğime değil de
    Seni burda yapayalnız, bensiz
    Koyup gittiğime yanar, yanar içim...
    Sen aklıma gelince
    Sessizce akar süzülür gözyaşım.
    Sevdiğim, yoldaşım, aşkım...
    Burkulur yanar içim...

                                                                       (= RABİA =)

    x1pcjqddvowrlgzmwyxgkudkq8

    Sorma Bana "Hangi Aşk" Diye
    AŞK…
      
    Namlusu kalbime doğrulmuş…
    Tetikte bekler…
       
    Barut değil, gül kokusudur sızan…
    Ya Rabbim!…
    Senin sevdiğindir sevgilim…
    Düşmanın; düşmanım!
    Bu, benim inancim…
    Ve aşkım…
    “Yaratılanı sevmek; Yaratandan ötürü…”
    Sevebilmek…
    Sevgiyi Yaratandan ötürü…
    Derviş; aşk adamı…
    Dergah; aşkhane…

    Ibadet; sevgiliye muhabbet…
    Su nasıl kaynar gönül ateşiyle?…
    Çiçeklerin zikri nasıldır ve kimler duyar?

    Ve

    Ferhat’ın dağları erittiği ateş, şirin’in aşkından ibaret midir?
    Sorma bana “Hangi aşk?” diye…
    Ve aşktan korkma!
    Bir göz açıp kapayıncaya kadarsa ömür…
    Aşk sonsuz olmalı…
    “Aşk nasıl sonsuz olur?”
    Bunu sormalı…
    Aşk…
    Namlusu kalbime doğrulmuşş…
    Tetikte bekler…
    Barut değil, gül kokusudur sızan…
    Gül kokusu;
    Bulur doğruyu…
    Namlu kalbime dayanmış…
    Sorma bana “Hangi aşk?” diye…
    Ve tetik;
    Titrer durur “Allah” diye…

    »-(¯`v´¯)-» (_RABİA_) »-(¯`v´¯)-»

    x1pcjqddvowrlgzmwyxgkudkq8

     

     

    Hayat;
    Bir yaşam öyküsüne katlanılamayacak kadar uzun!
    Bir gülümseyişe, bir kıpırdanışa, bir dokunuşa vakit ayıramayacak kadar kısa!

    x1pcjqddvowrlgzmwyxgkudkq8

    Hayat;
    Her anını dibine kadar yaşamaya çalışmak için nefes nefese koşturmayı göze alacak kadar dolu,
    Bütün yaşadıklarının sadece bir hayal olduklarını hissettirecek kadar boş!

    x1pcjqddvowrlgzmwyxgkudkq8

    Hayat;
    Koskoca ömürde "bir yalnız gün daha nasıl geçecek, şu saatler nasıl bitecek" diye şikayet edebilecek kadar muamma!
    Göz açıp kapayıncaya kadar geçen sürede nihayete erebilecek kadar da basit!

    x1pcjqddvowrlgzmwyxgkudkq8

    Hayat;
    Senin tek bir "evet" inle başkalarına bölüştürüp sunabileceğin, nefes alıp verişlerinle
    "paylaştırabileceğin" kadar hayret verici ve cömert!
    Tek bir "hayır" ınla herşeyi mahvedebileceğin, yok edebileceğin kadar da cimri ve densiz!

    x1pcjqddvowrlgzmwyxgkudkq8

    Hayat;
    Gerçek yaşam öykülerine katlanabilecek gücü bulup, bulaştırıp, daha da büyüğünü oluşturabilecek kadar heybetli ve zor,
    Her şeyden vazgeçip "yaşama veda etmeyi isteyecek" kadar da güçsüz ve zayıf!

    x1pcjqddvowrlgzmwyxgkudkq8

    Hayat;
    Sevmeyi bilecek, bilmiyorsa öğrenecek tadacak, sunacak, paylaşacak ..ve böyle sevgilerle, bütün sevgileri çoğaltabilecek kadar anlam'lı...
    Nefreti seçip, sıçratmak, sıçrattıkça da o pisliğe bulaşacak kadar anlam'sız...

      x1pcjqddvowrlgzmwyxgkudkq8

    Hayat;
    onu kısaltmanın haksızlık olduğunu anlatacak kadar öğretici,
    Bir daha bulunmayacak, aşınmayacak kadar "tek"...

    Yani
    Yaşama(TEK) hakkın!

     Ve son söz “yaşatmak” da senin hakkın!!!...

    x1pcjqddvowrlgzmwyxgkudkq8

    »-(¯`v´¯)-» (_RABİA_) »-(¯`v´¯)-»

    x1pcjqddvowrlgzmwyxgkudkq8

    LÜTFEN EMEGE SAYGI GÖSTERELİM EN AZINDAN Bİ YORUMÇOK MU ZOR BİŞİ???